Klasik genel
bütçenin tanımını yapacak olursak; devletin bir takvim yılı içerisinde gider ve
gelir tahminlerini gösteren, yürütme organınca hazırlanıp meclisce de son şekli
verilerek resmileştirilen bir cetveldir. Uygulanmasına ilişkin denetim ise
meclis adına Sayıştay’ca yapılır.
Genel bütçenin hazırlanmasında ilk önce
harcama kalemlerine ilişkin ödenekler belirlenir. İkinci aşamada ise;
harcamaları karşılayacak tahmini gelirler belirlenir. Genel bütçe gelirlerinin
yaklaşık %85 ini ise toplanan vergiler oluşturur. Geriye kalan ise diğer kamu
gelirleridir.
Genel bütçenin
hazırlanmasına ve özüne ilişkin; anayasal hükümler yol göstericidir.
Devletin kurucu
ilkelerinden olan anayasanın 2. maddesindeki sosyal hukuk devleti ilkesi, 10.maddesindeki
eşitlik kuralı, 73. maddesindeki "Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere,
malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli
dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır" hükümleri, bütçenin gelir gider
cetvelinden öte adaletli ve sosyal olma zorunluluğunu da getirmektedir.
Sosyal kelimesi
insanların birlikte yaşamaları anlamına geldiği kadar, günümüzde toplumun
refahı, barışı, adaleti ve huzuru ile özdeşleşen bir kavramdır.
Gelişmiş
toplumlarda ve ekonomilerde; sosyal devlet kavramı aynı zamanda refah devleti
olarak ta tanımlanmaktadır. Refah devletinde bütçenin sosyalliği kavramı;
bütçedeki eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve sosyal yardım gibi sosyal refaha
yönelik harcamalarının; eşitlik, gelir dağılımı, yoksulluk, istihdam ve sosyal
içerme kriterlerinin gözetilerek düzenlenmesini böylece toplumdaki dezavantajlı
kesimlerinde(yaşlılar, çocuklar, engelliler…) bu düzenlemeden pozitif yönde
etkilenmesini amaçlayan bütçelemedir. “1”
Sosyal bütçe,
devletlerin ekonomiye müdahale araçlarından maliye politikasının sosyal yönünü
oluşturmakta olup bireylerin sosyal, ekonomik, fizyolojik ve psikolojik yönden
yaşam kalitelerini yükseltmeyi ve belli standartları korumaya yardımcı olan
böylelikle sosyal barış, sosyal adalet ve sosyal gelişmeye katkı sağlayan
bütçedir. Ekonomi politikası araçlarından maliye politikasının bütçe ayağını
özellikle gelir dağılımda adaletle paralel hedefler doğrultusunda
oluşturmaktadır. Sosyal bütçe kamu maliyesi ve politikası açısından önemlidir.
Çünkü gelir düzeyi düşük grupların ekonomide sosyal adaleti sağlamak için
kullanılan önemli bir araçtır.
Özellikle
ekonomik krizlerde sosyo ekonomik dengeleyici özelliği bulunmaktadır. Sosyal
bütçe, temelde sosyal politika ve ülkelerin finansal gelir ve harcamalarının
yani mali yapısının gelir dağılımının adaletli planlaması amacına hizmet eder.
“1”
Sosyal refaha yönelik politikaların temelini
oluşturan ve son yıllarda özellikle sosyal politika alanında önem kazanan ve
içinde toplumsal refahı da barındıran “yaşam kalitesi”ni de doğrudan olumlu
yönde etkiler. Sosyal bütçe de, temel gereksinimlerden olan herkesin asgari
düzeyde uygun bir yaşam için beklenilen haklara sahip olması anlamında
beslenme, içecek, barınma, temel sağlık bakımı, güvenlik ve eğitime erişmesi
gerektiği üzerine kuruludur. Genellikle kalkınma çalışmaları ve yaşam kalitesi
bağlamında en azından asgari düzeyde uygun bir yaşam için temel gereksinmelerin
karşılanması yaşamsal bir zorunluluk olarak değerlendirilir.
Sosyal bütçe,
İnsani Gelişme Endeksi hesaplamaları ile de yakından ilişkilidir. Yönteminde
refah endeksi, eğitim endeksi ve sağlık endeksi kullanılmaktadır. Burada temel
alınan üç ana kıstas tüm ülkeler tarafından sağlıklı verinin toplanabileceği
kıstaslardır. Refah standardı tatminkâr bir yaşam sürmeyi sağlayacak kaynaklara
ulaşmaya, sağlık standardı uzun ve sağlıklı bir yaşama, eğitim standardı ise
bilgi edinmeye karşılık gelmektedir. Bu yaklaşımda özellikle sağlık standardı
diğer iki standardı da içinde barındırmaktadır. Çünkü sağlıklı birey eğitim
görürken refah elde edebilir. Sosyal bütçe fiziksel ve ruhsal iyilik halini
yansıttığında, insana sağlık ve mutluluk getirir. “1”
Sosyo-ekonomik
güvence, sosyal içerme, sosyal kaynaşma ve sosyal güçlendirmeyi içinde
barındıran bu yaklaşım, beşeri sermaye ile güçlenmektedir. Toplumların yaşam
kalitesindeki artış sosyal kaliteyi de beraberinde getirecektir.
Sosyal bütçenin
bileşenleri, sosyal refah, gelir, sağlık, beşeri sermaye, sosyal kalite,
sürdürülebilir çevre, istihdam, özgürlük, toplumsal güvence ve güvenliktir.
“1”
Sosyal bütçe,
sosyal devletin önemli bir aracı olup genel bütçenin çağdaş fonksiyonlarıyla
yakın ilişkiler içinde olmakla birlikte gelir dağılımında adaleti sağlama
amacına yönelmesi daha ön plana çıkmaktadır. Bütçe hukuki anlamda bir kanun
olmakla birlikte sosyal bütçe de hazırlanış olarak bütçenin eki olarak bir yasa
haline gelmelidir.
Günümüzde;
genel bütçenin sosyal yönüne vurgu yapmak, hatta üzerinden siyaset yapıp
öğünmek bir alışkanlık olsa da, genel bütçeye ilişkin sosyal politikalar son
tahlilde genel ekonomide hâkim olan piyasacı anlayışın “kuralları ve insafıyla” orantılı gerçekleşmektedir.
Oysa sosyal gelişmişlik-kalkınma düzeyini artırmak için; piyasacı
anlayıştan azade sosyal bütçe kavramını genel bütçe yasasıyla kurumlaştırmak,
sosyal devletin var olan kurumlarının etkinleştirilerek, yenilerinin kurularak,
ilgili toplum kuruluşlarının da dâhil olduğu bir mekanizmayla yönetmek
denetlemek mümkündür. Hele hele günümüz şartlarında mümkünden öte bir
zorunluluktur.
Dolayısıyla;
halen kâğıt üzerinde de olsa var olan ve anayasa da yer alan (madde:166) Ekonomik Sosyal Konsey, yapılacak sosyal
bütçe ekseninde yeniden örgütlenip işlevlendirilmeli, resmi bir kurum olmaktan
öte toplumsallaştırılmalıdır.
“1” YÖNETİM VE EKONOMİ Yıl:2014 Cilt:21 Sayı:2 G. Özcan /
Sosyal Bütçe Teorik Yapısı ve Türkiye’de Anayasal Temelleri)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder